Hiç Korner Olmayan Bir Maç Var Mı?
Bazen hayat, tam anlamıyla “korner” gibidir. Yani, her şeyin tam ortasında bir şey eksiktir. O eksiklik bazen bir tık daha dikkat gerektiren bir gol atmak, bazen de en yakın arkadaşınla neşeyle yapılan ufak bir espri olabilir. Ama bir maç düşünün ki, ne korner, ne de kaleci kurtarışı var! Sadece top sağa sola gidip duruyor, bir türlü oyunun ritmi yakalanamıyor. İşte o maç gibi hissediyorum bazen. Yaşadığım hayatın tam ortasında öyle bir boşluk var ki, sanki hiçbir şey gerçek değilmiş gibi. Yani… hiç korner olmayan bir maç var mı? Belki de… evet, olabilir.
Kafamızda Bir Korner, Gerçek Hayatta Yok!
Günlerden bir gün İzmir’in ortasında, ben ve arkadaşlarım sahilde otururken, geçen hafta izlediğimiz maçı düşündüm. Hani o maç var ya, hani tam şampiyonluk havası yok ama takım yine de topa basıyor ve oyuncular arasında sinirli sinirli koşuyorlar. Ne gol var, ne korner, ne de bir tek pas yapabiliyorlar! Bu kadar tempo sıfır, bu kadar “ya, ne oluyor yahu” dedirten bir durum olamaz.
O sırada, arkadaşım Tolga “Bunu izlerken gözlüklerimi kaybettim, yoksa o kadar sıkıldım mı?” dedi. O an aklıma geldi: Peki ya gerçekten hiç korner olmayan bir maç var mı? Hayatımda izlediğim maçların çoğunda korner olmasa da, yine de tam bir maç hissi var. Bir şekilde oyun döner, tempo yükselir, bir yerden bir şeyler çıkar. Ama ya bir maç düşünün, hiç pozisyon yok! Yani ya top hep orta sahada, ya da kalecilerin defansla sırayla paslaştığı tuhaf bir durum var.
“Hiç korner yoksa o maç neyin nesi?” dedim. Gerçekten de, ne oluyor böyle? Bu kadar az pozisyon, nereye kadar gider?
Kısa Diyaloglarla Maçın Durumunu Anlatayım
Beni:
“Ya Tolga, sen de fark ettin mi? Hiç korner yok bu maçta!”
Tolga: “Hımm… Evet, ama asıl önemli olan gol. Yoksa korner mi maçın özüdür?”
Evet, doğru. Ama ne yazık ki bazen hayat, tıpkı o maça benziyor: Hiçbir şey olmuyor. Hayatımıza hiç “korner” koymuyoruz ve sonunda hep bu boşlukta kayboluyoruz. Bazen de bir şeyin eksik olduğunu düşünürken, neyi kaybettiğimizi anlamıyoruz bile!
Kornersiz Hayat: “Ama Gerçekten Var mı?”
Bir de bu konuyu düşündüm: Hiç korner olmayan bir maç var mı? Hani hayat bir futbol maçıysa, o zaman nedir? Sadece koşmak, topu savurmak ve nihayetinde gol atmak mı? Tabii ki de hayır! Bir maçta ya da hayatın herhangi bir anında, işler bazen tam tıkırında gitmiyor olabilir. Ama bir şekilde, sonrasında gelen her şey, o boşlukları doldurur. Tamam, belki o an hiç korner yapmamış olabilirsin ama kim bilir, belki de bir gün golü öyle atarsın ki, gözler o kadar açılır, o kadar hayretle bakılır ki, herkes unutacağına emin olur: Hayat, bazen kornersiz de ilerler.
“Ben de bir gol atmadım ki!” dedim içimden. Ama kendi hayatımda her adım, her düşünce bir şekilde bana en azından bir “futbol sahası” yaratıyor. Her köşe bir korner; o “geçen hafta sana o kadar güldüm ki” anı da bir gol.
Hiç Korner Olmayan Bir Maçta Kim Kazanır?
Hiç korner yoksa, peki kim kazanır? Elbette kaybeden yoktur, çünkü bu tür maçlarda oyun bir noktada tamamlanır ama bitmez. “Böyle maça kimse katılmak istemez!” diye düşündüm. Ama değil mi? Gerçekten de, maçı kim kazanırsa kazansın, geriye bir tek anı kalır. Öyle bir anı ki; o an hayatında her şeyin anlamlı olduğu, sanki o gol senin hayatındaki her şeyin tam olarak yerine oturduğu an!
Yani bir şekilde yaşamadan, “Hiç korner olmayan bir maç var mı?” sorusuna bir cevap veremeyiz. Çünkü belki de bu maçları, kornersiz geçirdiğimiz anları özlüyoruz. Belki hayat, bazen sıfır golle, sıfır kornerle de devam edebilir. Hatta bazen o sıfır golle yaşamak, o maçı en verimli hale getirebilir. Ama buna inanabilmek lazım. O maçın sonrasında “Bu kadar az korner, bu kadar az gol ve bir o kadar anlamlı anı” demek… İşte bu!
Maçtan Sonra Bir Kapanış: Kendine Bir Korner Ver
Ne yazık ki, bazen hayat bir korner olmadan devam ediyor gibi hissedebiliriz. Ancak gerçekte hayat, her anı dolu dolu yaşamakla ve her eksik anı bir fırsata dönüştürmekle ilgilidir. Hani şunu unutma: Bir maç ne kadar korner olmasa da, her zaman gol atabileceğin bir fırsat vardır. Ve bir gün, hiç beklemediğin bir an, seni “kornersiz” hissettiren yerden bir gol atmanı sağlayabilir. O yüzden, bazen dur, biraz izleyip gül, bazen de sadece maçı oynamayı tercih et!
Bu yazıyı yazarken, aynı zamanda hayatın her anını bir şekilde koşturuyor gibi hissettim. Evet, belki o kadar kornersiz geçti ki, ama sonunda o anı yazarken… hayatı hatırladım. O yüzden, belki de her anı bir gol yapabilirsin.
Evet, hiç korner olmayan bir maç olabilir! Ama sonunda, seni kimse tutamaz.