Şap Harcı Nasıl Yapılır? Bir Hikâye ve Anlatı
Herkesin hayatında bir an vardır. Bir şeyler öğrenmek istersiniz ve o şey, size hayatın kendisinden çok daha fazlasını öğretir. O an, bir şeyin anlamı kaybolur ve yerine başka bir şey doğar. İşte ben de geçen yaz, Kayseri’deki köy evinde, şap harcı yaparken, sadece bir inşaat malzemesi hazırlamayı değil, kendi içimdeki pek çok sorunun cevabını bulduğumu fark ettim.
İlk Adımlar: Hayal Kırıklığı ve İnatçılık
Benim için şap harcı yapmak, ilk başta sadece geleneksel bir şeydi. Yani, babamın her yaz yaptığı, evin duvarlarını onarmak için kullandığı, bana hep sıradan gibi görünen bir işti. Ama bu kez farklıydı. Bu kez babam hasta olduğu için, bu işi bana devretmişti. Onun yerine geçmek, bana ilk başta hiç kolay gelmedi. Evin köydeki en eski duvarlarını onarmak, elimde bir kürek ve kova ile başlamak, bir yandan “Yapamam” demek, bir yandan da cesaretimi toplamak… O anlarda, her şey bana karmaşık ve zor gibi görünüyordu. Gözlerim ağrıyordu, kafamda bir sürü düşünce vardı ama bir şeyleri değiştirmek istiyordum. Belki de şap harcı yapmanın bana öğreteceği çok şey vardı.
Babanın, belki de bana çok az öğrettiği şeyler vardı. Her zaman nasıl yapması gerektiğini anlatırdı ama hiç de şüphe etmezdi. Oysa ben, bu harcı karıştırırken, her bir adımda tereddütlerim vardı. “Şap harcı nasıl yapılır?” sorusu zihnimde yankılanırken, kalbimde de belirsizlik vardı. Sadece iki malzeme gerekiyordu: Şap ve su. Ama bunun bir sır gibi görünen başka anlamları vardı, başka bir anlamı vardı. Karışıma suyu eklerken, bir şeyin bir yerlerde eksik olduğunu düşündüm. Belki de kendimi hazırlamam lazımdı.
Heyecan ve İlk Başarı: Bir Anlık Umut
İlk karışımımı hazırlarken bir yandan da bir şeyleri başarmanın heyecanını yaşıyordum. Ellerim çamura batmıştı, vücudumun her bir noktası bana “yeterince güçlü değilsin” diyordu ama ben yavaşça karıştırmaya devam ettim. Şap, bir yandan kayganlaşıyor, diğer taraftan topaklanıyordu. Aniden, tam karışımın kıvamını bulduğumda, sanki bir şey yerinden kımıldadı. O an, sanki tüm dünyayı değil, sadece o küçük kovanın içindeki şapı karıştırıyordum. Bir anda bir umut doğdu içimde. “Evet, başarabilirim,” dedim kendi kendime. Duvarda o ilk kat harcı sürdüğümde, babamın yüzündeki gururu düşündüm. Onun gibi olabilmek, o denli sabırlı ve kararlı olabilmek. İçimde bir şeyler uyandı. Belki de hayatın anlamı, küçük şeylerde saklıydı. Şap harcını karıştırırken, bu duvarı onarmak sadece fiziksel değil, bir bakıma içsel bir onarımdı.
Hayal Kırıklığı ve Öğrenmenin Ağır Yolu
Her şey ne kadar da güzel başlamıştı, değil mi? Ama işin zor kısmı, o an geldi. Şap harcı duvarda kururken, dışarıdan gürültü gelmeye başladı. “Yanlış yapıyorsun, fazla su koydun,” diye bağırdı bir akrabam. O an, kalbimde bir sıkışma oldu. Kendi içimdeki seslere kulak vermiştim ama şimdi başkalarının sözleriyle sarsılmıştım. Yavaşça ellerimi sildim ve “Hadi bakalım, hadi dene, belki de ben yanlış yapıyordum,” dedim kendi kendime. Duvarda şu anki hatamı fark ettiğimde, tam bir hayal kırıklığı yaşadım. Evet, şap harcı tam istediğim gibi olmamıştı. Yavaşça tüm karışımı söktüm, tekrar yeniden başlamak zorunda kaldım.
Ama tam o anda bir şey fark ettim. Gerçekten de yanlış yapmıştım. Fazla su eklemiştim. Ama hayal kırıklığı bir kenara, o anın bana öğrettiklerini düşündüm. Her şeyin mükemmel olması gerekmiyordu. Bir hata yaptım, evet, ama bu hata öğrenmenin bir parçasıydı. Şap harcıyla ilgili her şeyin doğru olmasını beklerken, aslında doğru yolu bulmanın tam anlamıyla bir süreç olduğunu fark ettim. Her şeyin, bir çabanın ve zamanın sonucu olduğunu hissettim. Şap harcı yapmak, sadece bir iş değil, bir yolculuktu.
Sonuç: Küçük Adımlar ve Büyük Değişimler
Sonunda, şap harcımı doğru karıştırmayı başardım. Ellerim neredeyse hiç kurumuştu ama işte, başarmıştım. O an, sadece duvarın onarıldığını hissetmedim. İçimdeki her şey de onarılmıştı. Kayseri’nin o sıcak yaz akşamında, kendi içimdeki seslere kulak vererek, yavaşça şap harcını sürdüm duvara. Duvar, dışarıdan çok soğuk ve kırılgan görünse de, benim için her katmanı bir hayat dersi gibiydi. Babamın gözlerindeki gururu düşündüm. Bazen, bir şeyin anlamı, ona ne kadar emek verdiğimizle ölçülür.
Ve Her Şey Bir Araya Geliyor
Bugün, şap harcı hakkında düşündüğümde, yalnızca bir inşaat malzemesini değil, aynı zamanda sabır ve özveriyi hatırlıyorum. Bazen, karışımın içinde yanlış bir şeyler olduğunu düşünürüz. Ama şap harcını karıştırırken, her şeyin bir düzene girerek yerine oturduğunu gördüm. Hatalar, sevdiğimiz insanlarla olan ilişkiler, duygusal düşüşler… Hepsi bir arada bir anlam buluyor. Şap harcı, sadece bir iş değil, insanın içindeki duygularını da onarma süreci. Eğer bir şap harcı yapabilirseniz, bu, aslında kendinizi onarmaya başlama yolculuğunuzdur.