Tacir ve Esnaf Arasındaki Fark Nedir?
İzmir’de, bir kafede arkadaşlarla otururken, gözlerim birden marketin vitrinindeki tabelada takıldı: “Esnaf”. Durup düşündüm, “Ya, gerçekten esnaf mıyım? Bir tacir miyim? Hangisiyim?” Arkadaşlarım buna güldü, ama ben ciddi ciddi hayatımı sorgulamaya başladım. Tacir ile esnaf arasında ne fark var, en azından bana göre? Belli ki ben, arada bir yerde takılmış bir insanım.
Hadi, gelin bakalım, bir de bu gözle bakalım tacir ve esnaf olgusuna. Gerçekten de ciddi farklar var mı? Yoksa bunlar bizim kafamızdaki sosyal sınıflar mı? (Ya da ben biraz fazla düşünüyor muyum?)
Esnaf Olmanın Sihri: Sıcaklık ve Tanıdık Yüzler
İlk önce esnafı ele alalım. Esnaf deyince, aklımıza gelen tipik figür, kafamda hemen bir “bakkal abi” canlanıyor. Yani, o mahalledeki, “Nasılsın evladım, ne alacaksın bugün?” diye soran, seni tanıyan, sana karşı güleryüzlü bir amca. Esnaf, sokaklarda, mahallede yaşayan, bir şekilde oranın parçası olmuş insandır. “Tuzlu fıstık var mı abi?” dediğinde, sana “Var, ama biraz pahalı, geçen hafta koymuştum” diye yanıt veren o insandır. Herkesin ismini hatırlayan, bir işini halledince seninle samimi bir sohbete dalan tiplerdir.
Biraz da iç sesime kulak verelim:
“Bakalım, esnaf dağınık mı olacak, yoksa temiz mi? Hadi bakalım, çeyrek ekmek isteyeceğim. O zaman bakkal abi, beni tanıyordur, belki de arkadaşımdır.”
Esnaf, bu kadar tanıdık ve samimi biri olmalı. Ama tacir ne yapıyor?
Tacir: Yüksek Risk, Yüksek Ödül
Tacir, işte o hikâyenin biraz daha karanlık tarafı. Farkındaysanız, bu kelimenin içinde “ticaret” kelimesi var ve tacir, her an kar yapmaya çalışan, yaptığı işin peşinden koşan, genelde “ekstra kar” peşinde olan insandır. Tacir, şehirdeki büyük mağazalarda, iş dünyasında karşımıza çıkar. Hani şu “her şeyin fiyatını pazarlıkla değiştirme” çabasında olan insanlar vardır ya, işte onlar.
Tacir ile tanışmak için, genellikle şık bir ceket giymeniz ve “Fiyat biraz düşer mi?” diye sormanız gerekebilir. Cevap ne olur? “Fiyatımız uygun, ama hadi birazcık daha indirim yapalım.” Kapanan pazarlıkla siz, “kendinizi kazanan” hissedersiniz.
“Bu da var, ne kadar pazarlık yaparsam, o kadar iyi olur. Ama yavaşça… Şu an tacirle savaşıyorum.”
Bir Saha Testi: Tacir ve Esnaf Sohbeti
Gelelim, bu iki figür arasındaki farkı gerçekten hissetmeye. Diyelim ki, bir gün mahallenin esnafından alışveriş yapıyorsunuz. Fiyatı 3 TL, verirken 5 TL veriyorsunuz.
Esnaf: “Abi, bir hata oldu, 5 mi verdin? Tamam, sana 2 TL’yi vereyim, sağ ol, gene gel.”
Siz de, “Ahh, sağ ol abi, ben şunu da alayım o zaman!” diyorsunuz, çünkü oradaki atmosfer samimi, insan sıcak. Ama bir tacirle karşılaşsanız:
Tacir: “Aman, sıkıntı değil, aslında fiyatları 3 TL yapmıştım ama, o kadar para harcıyorsanız, 4 TL olur. Yine de indirimi yaparım, ama acele edin.”
İşte tacir böyle, her an daha fazla kazanma niyetinde. Çalıştığı alan ne kadar rekabetçi olsa da, yine de “daha fazla” peşinde.
Diyaloglarla Farkı Görmek:
Esnaf:
“Evladım, bu tarifi unutma, tatlı yapmaya karar verirsen, benim malzemelerim var.”
“Başka bir şey istersen, ben her zaman buradayım.”
Tacir:
“Yok, yok! 2 TL daha ekleyelim, harika fırsat.”
“Fırsatlar tükeniyor, acele edin!”
Hadi, şimdi arkadaşlarımın iç sesini duyuyorum, “Bunlar da neyin nesi?” diyecekler ama! Evet, bizde de her şey biraz mizah ve kendimizle dalga geçmek üzerine kurulu, değil mi?
Sonuç: Tacir ve Esnaf Arasındaki Fark Nedir?
Sonuçta, tacir ve esnaf arasındaki fark sadece iş yapma tarzında değil, duygusal bir mesafede de gizli. Esnaf, mahalleyi, komşusunu, seni tanır. Karşısında sıcak bir insan bulur. Tacir ise kazancın peşinden koşar, daha çok kazanmak ister, daha fazla pazarlık yapar, hatta bazen insanlara mesafeli olur. Bunu yaparken, her iki taraf da aslında kendi yolunda bir anlam arayışına girmiştir.
Benim için esnaf, bir noktada güler yüzle karşılayıp, size alışverişin ötesinde samimiyet sunar. Tacir ise sizinle ilişkisini daha çok ticaretle sınırlı tutar. Aradaki farkı fark etmek bazen zor olabilir, ama her ikisi de hayatın önemli parçalarıdır ve bazen hangisiyle karşılaştığınız, sizin gününüzü nasıl geçireceğinizi de etkiler.
Evet, belki de bir tacir ya da esnaf olmak, işin doğrusu, her an değişebilen bir şeydir. Ama bana sorarsanız, bazen içimizde her ikisi de olabilir; hem samimi hem de fırsatları kovalamak. Sonuçta, önemli olan ne kadar tatlı, ne kadar kazanırsanız kazanın, samimiyeti kaybetmemek.